Kapalı Prostat Ameliyatı
Kapalı prostat ameliyatı daha çok prostat kanserinin tedavisinde kullanılan bir terimdir. Vücutta çok küçük kesi yerleri açarak kanserli prostatın vücuttan tamamen çıkarılmasını içerir.
Prostatın üç temel hastalığı vardır; prostat kanseri, iyi huylu prostat büyümesi ve prostatit. Özellikle prostat kanseri ve prostat büyümesinin tedavisinde cerrahi ile cure yani tam iyileşme mümkün olur. Günümüzde bu iki hastalığın tedavisinde de kapalı yöntemler tercih ediliyor. Ancak arada fark var. Nasıl?
Prostat büyümesi vücutta hiç kesi yapmadan tedavi edilebiliyor. İdrar deliğinden girerek prostata ulaşılıyor ve lazer yardımıyla büyümüş prostat dokusu parçalanarak yine idrar deliğinden çıkarılıyor. Günümüzde bu işlem Holep, Bipolep, Thulep gibi farklı lazer yöntemleriyle yapılabiliyor. Yani prostat büyümesi tedavisinde hiç kesi yok. İşlem tamamen kapalı yapılıyor.
Prostat kanseri tedavisinde ise vücutta kesi açmak gerekir. Ancak bu kesiler oldukça küçük. Ortalama 1 cm boyutunda. Bu ameliyat daha önce vücutta 10 cm’den daha büyük bir kesi yeri açarak açık olarak yapılmaktaydı. Tıp teknolojisindeki ilerleme sayesinde bu ameliyat neredeyse son 20 yıldır robotik cerrahi ile çok küçük kesi yerlerinden vücut içine girip, prostata ulaşarak yapılabiliyor. Bu haliyle de kapalı prostat kanseri ameliyatı olarak sıklıkla isimlendiriliyor.
Kapalı Prostat Kanseri Ameliyatı
Kapalı prostat kanseri ameliyatı, klasik laparoskopik veya robotik yöntemle yapılabilir. İki yöntemde de hastanın kesi yerleri oldukça küçük olur, kanama ve enfeksiyon gibi riskler minimize edilir. Robotik cerrahi burada sahip olduğu hassas çalışma, yüksek çözünürlük, 540 derece dönebilen kollar, titreme engelleme gibi beceriler sayesinde hastanın yararına avantajlar sağlayabilir. Bu avantajlar arasında sinir ve damarları belirgin bir şekilde ayırt ederek prostatı çıkarmak gelir.
Kapalı Prostat Ameliyatı Avantajları
Kapalı ve özellikle robot desteğiyle yapılan prostat kanseri ameliyatı hastaya hangi avantajları sunar?
- Daha küçük kesi: Karın bölgesinde büyük kesi yerine birkaç küçük kesi yapılır. Bu da ameliyat sonrası iyileşmeyi kolaylaştırır.
- Daha az kanama riski: Kapalı tekniklerde kanama miktarı genellikle daha düşüktür.
- Daha hızlı iyileşme: Hastanede kalış süresi kısalır. 2-3 gün içinde taburculuk mümkündür. Günlük hayata dönüş de daha hızlı olur.
- Daha az ağrı: Küçük kesiler sayesinde ameliyat sonrası ağrı daha az hissedilir.
- İdrar kontrolünün daha hızlı geri kazanılması: İdrar tutmayı sağlayan yapılar daha iyi korunabildiği için, idrar kaçırma süresi genellikle daha kısa olur. Kalıcı idrar kaçırma riski çok azdır.
- Cinsel fonksiyonların korunma ihtimali daha yüksek: Sinir koruyucu tekniklerle, sertleşmeyi sağlayan sinirlerin korunma ihtimali artar. Bu da uygun hastalarda cinsel fonksiyonların devamına katkı sağlar.
- Daha düşük enfeksiyon riski: Küçük kesiler ve daha az doku travması nedeniyle enfeksiyon riski daha düşüktür.